top of page

Özel Okul mu ? Devlet Okulu mu ?

Çocuğunuz okul çağına geldiğinde aklınızı meşgul eden en önemli sorulardan biri de başlığımızdaki soru olacaktır. Tabi ki bu soruyu sorabilmek için ilk olarak mali kaynak probleminizi aşmanız gerekiyor. Çocuğunu özel okula göndermek için ev hanımıyken evlere temizliğe giden, çocuğunu kaydettirdiği okula borcunu geri hizmetlerde görev alarak ödeyen eli öpülesi birçok veli olduğunu da bilmenizde fayda olacaktır.

Öncelikle devlet ücretsiz eğitim sunarken, Neden veliler çocuğuna paralı eğitim aldırmaktadır? Şimdi bu soruyu yanıtlamaya çalışacağım.

Yabancı dil eğitimi: Bundan birkaç yıl öncesine kadar devlet okullarında yabancı dil eğitimi ortaöğretimle birlikte başlıyordu. Özel okullarda yabancı dil eğitimi okul öncesi eğitimle birlikte başlar, hatta bazı okullarda anasınıfında ikinci dil eğitimi dahi verilmeye başlar. Özel okullarda alınan yabancı dil eğitiminin daha etkin olması için kesinlikle eğitim alan çocuğun yabancı dille ilgili yapacağı okul dışı etkinliklerle desteklenmesi zorunludur. Bu etkinlikleri de mümkün olduğunca anadili İngilizce veya öğreneceği dili anadili olarak kullanan eğitmenlerden veya akranlarından alması önem arz etmektedir. Yabancı dil eğitiminde özel okullar açık ara öndedir. Merkezi sınavlarda İngilizce sorularında özel okullardaki en vasat öğrenci bile sadece bir ya da iki yanlış yapmaktadır. Bunun sebebi de anasınıfından itibaren aldığı eğitimdir. Ama yabancı dil eğitiminde hala bir çok özel okul, “gramer” öğretiminin ötesine geçememektedir.


Sanatla ilgili çocuk: Her anne baba çocuğunun akademik başarısını desteklerken en az bir sanat dalıyla da ilgilenmesini ister. Bunun için de bu hizmeti en iyi özel okulda alabileceğini düşünür. Oysaki durum çokta öyle değildir. Sanat eğitimi, belirli yaş grupları hariç sınıf ortamından ziyade bireysel alınması daha çok önerilen bir eğitimdir. Hele de bu bireysel eğitimi alacağınız sanatçı, alanında birçok sergi açmış veya konser vermiş, alanındaki gelişmeleri nitelikli bir şekilde takip eden ve kendi sanat habitatını oluşturmuş bir sanatçıysa, en iyisini bulmuşsunuzdur. Bu tarz eğitmenler çocuğun kişisel gelişimine de ciddi katkı sağlamaktadırlar.


Olmuşken Bir de Sporcu Olsun: Çocuklarımız için en önemli bir diğer konu ise onlara spor yapma alışkanlığı kazandırmaktır. Bu konuda özel okullarda bulunan kulüpler ve takımlar daha avantajlı görülmektedir. Takımları başarılı olan okullar veya bireysel sporlarda dereceli öğrencileri olan okullar çocuğunu spora ilgisini ölçmek isteyen veliler için güzel bir imkandır. Maalesef devlet okullarında bu durum, bu alanda çok istekli veli ve öğretmenlerin bir araya gelmesiyle mümkün olabilmektedir.


Fiziksel Koşullar: En önemli diğer faktördür fiziksel koşullar. Özel okul sınıf mevcutları devlet okullarına göre ciddi avantaja sahiptir. Sekiz kişilik sınıfları olan özel okullar bulunmaktadır. Bu durumda devlet okulları şartlar gereği çok da iyi durumdadır diyemeyiz. Bunun dışındaki fiziksel koşullar bazı devlet okullarında daha iyi olabilmektedir. Özellikle son zamanlarda inşa edilen üniversite binası görünümlü devlet okul binaları inşa edilmiştir. Özel okulların yüzme havuzlarına da çok takılmayın. O havuz genellikle okulun yüzme takımı için etkin kullanılmaktadır. Onun dışındaki öğrenciler haftada veya ay da birkaç saat havuzu kullanabilmektedir.


Öğretmen: Ah öğretmenlik. En kutsal mesleklerden. İyi bir öğretmen olup çocukların hayatına dokunursanız Ahireti garantilersiniz. Ülkemizde son yapılan sınavlarda sınıf öğretmenliği bölümüne giriş yapan öğretmenlerimizin yerleştirilmelerinde en yüksek puanlı eğitim fakülteleri 70 bin sıralamalı öğrencileri alırken, listenin sonlarındaki okullar 250 binlerde öğrenci almaktadır. Bunun yanısıra çok az da olsa çocukluktan büyüyene kadar öğretmenlik hayaliyle büyümüş merkezi sınavda ilk 10 binde bulunan öğretmenlerimiz de bulunmaktadır. Bir taraftan merkezi sınavlara hazırlanırken diğer taraftan bazı özel okullarda emeği sömürülen birçok öğretmen olduğu da sır değildir. Düşük maaş ve kötü sosyal haklardan kurtulmak isteyen bu öğretmenlerimiz haliyle devlet okullarına atanmak istemektedirler. İşte doğru okul idealist olarak öğretmenliği tercih etmiş. Üniversite giriş sınavında ilk tercihi eğitim fakültesi olan öğretmenlerin çoğunlukta olduğu okul olacaktır.


Eğer bir okulda öğretmen mutluysa, öğretmenlerinin birçoğu o okul kurulduğundan günümüze kadar orada çalışmaktaysa en azından makul sayıda ve sürede öğretmen bu kapsama giriyorsa, devlet okullarına atanma imkanları olduğu halde özel okulu tercih etmiş öğretmenlere sahipse tıp, hukuk çok iyi mühendislik bölümleri kazanacak puanları almalarına rağmen öğretmen olmayı tercih eden öğretmenlerden oluşuyorsa, eğitim hayatını tamamlamamış, halen yüksek eğitimine devam edebilen öğretmenlere sahipse, çok iyi matematik anlatırken aynı kalite de gitar çalabilen veya masa tenisi oynayabilen öğretmenlere sahipse, kendi alanındaki yarışmalarda derecelere sahip öğretmenleri varsa, o okulun öğretmenleri iyidir diyebiliriz.


Öğretmeni işçi gibi değil mesleğinin hakkını teslim eden idareci ve okul sahiplerinin bulunduğu okuldur. İyi okul.


Değerler: Ensona yazdığıma takılmayın, en önemli maddelerden biridir değerler, tabiki bu eğitimin temeli hatta daha büyüğü ailede verilmelidir. Tercih edeceğiniz okul habitatında hangi değerlere önem verildiği çok önemlidir. Ankara’da bir okul sahibiyle görüşmem sırasında kendisi beni öğrenci kantininde ağırladı. Öğrenciler teneffüste olmasından dolayı biraz kantin kalabalıktı. Birkaç dakika geçtikten sonra kantin boşaldı (Ders zili çalmamıştı) ve hoca söze başladı. Kendileri için sorumluluk bilincinin değerli olduğundan, öğrencilerin teneffüse çıkış ve girişlerde zil kullanmadıklarından, derse vaktinde gelmenin öğrencinin sorumluluğunda olmasından bahsetmişti. Doğrusu zile ve nöbetçi öğretmenin bağırma seslerine rağmen hala sınıflara girmeyen öğrencilerin olduğu okul yıllarına gidince bu durumun beni çok etkilediğini söylemeliyim.


Akademik Başarı: Ülkemizde genel olarak başarılı okul araştırılırken yüksek oranda odaklanılan ama bizi en çok yanıltan akademik başarıdır. Bu cümlemi akademik başarı önemli değildir diye söylemiyorum. Aman yanlış anlamayın. Okulun akademik başarısı en güzel merkezi sınav sonuçlarına göre değerlendirilir. Bunu değerlendirirken o okulun merkezi sınava giren öğrenci sayısı önemli bir değişkendir. 4 burslu öğrencisi merkezi sınava giren okul, tabloda ilk sırada yer alırken 100 öğrencisi olup bunların sadece 3 öğrencisi burslu olan okul beşinci sırada olabilir. Bu veriye göre beşinci sıradaki okul tercih edilmelidir. Bir de en başarılı öğrencisinden çok akademik seviyesi en düşük öğrencinin merkezi sınavlardaki durumunu öğrenmek daha faydalı bir veri olacaktır. Tabi bu öğrencilerin dışardan özel ders alıp almadığı gibi okul dışı etkenler de iyi analiz edilmelidir. Keşke merkezi sınavlardaki başarılar objektif olarak tüm değerlerle kamuoyu ile paylaşılsa da biz de bu verileri kendi imkanlarımızla keşfetmek zorunda kalmasak.

Tabi tüm bunların dışında evinin arsasıyla komşu olacak yakınlıkta okula göndermek isteyen, tanıdığı öğretmenin görev aldığı okula çocuğunu göndermek isteyen, kendisi aynı okulda öğretmen olduğu için aynı okulu çocuğu için de tercih eden, çalıştığı Kurum’un sunduğu indirimlerden yararlandığı için bir avantaj sağlayacak şekilde okul tercihini belirleyen birçok velimiz de vardır. Tüm bunların ilk etapta avantaj gibi görünse de bu durumların sakıncaları da olacaktır.


Kim bilir tüm bunları başka bir yazımda sizlerle paylaşabilirim. Belki de Devlet okuluna gönderirken nasıl özel okul avantajlarına sahip olursunuz gibi bir yazı da yazabilirim.

1.794 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page